0850 466 1 466

Kapadokya Gezi Rehberi

13.01.2016

‘Ölmeden önce görülmesi gereken yerler’ listelerinden hatırlıyorsunuzdur burayı. Aynı zamanda hemen herkesin gitmek istediğini belirttiği ama birçoğunun gitmek için fırsat bulamadığı yerdir. Bizce artık Kapadokya turu yapmanızın zamanı geldi!

Kapadokya ziyaretinizde; kayalara oyulmuş evleri, peri bacaları, gökyüzündeki rengarenk balonları ve atmosferiyle kendinizi bambaşka bir diyarda hissedeceksiniz. Tabi muhteşem manzarasını seyre dalmak dışında yapabileceğiniz birçok etkinlik de bulunmakta.

Kapadokya

Bu masal diyarına ulaşmak da oldukça basit. Kapadokya’ya havayolu ve karayolu ile ulaşım sağlayabilir; iniş noktalarınızdan araçlarla bölgeye kısa bir sürede ulaşabilirsiniz.
Seyahat için demiryolu da tercih edilebilir, ancak aktarma yapmanız gerekecektir.

Turistlerin yoğunlukta olduğu dönem yaz ayları olsa da, keyifli bir tur yapabilmek ve bunaltıcı sıcaklar olmadan gezebilmek için bahar ayları da tercih edilebilir.

Kapadokya

60 milyon yıl önce dağların püskürttüğü lavların ve küllerin oluşturduğu tabaka, yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılınca ortaya Kapadokya’nın günümüzdeki manzarası çıkmış. Sonrasında buradaki kayalara evler oymuş ve bu bölgeyi sığınak olarak kullanmaya başlamışlar.

Kayadan Evler - Kapadokya

Akıllarda oluşan Kapadokya manzarasının olmazsa olmazı balonlar! Eğer tam anlamıyla bir gezi yapmak istiyorsanız balon turunu denemelisiniz. Ortalama bir saat süren turlarda hem bölgeyi kuşbakışı bir şekilde izliyorsunuz, hem de bulutlara yakın olmanın keyfini çıkarıyorsunuz.

Ayrıca balon turları esnasında evlilik teklifi, doğum günü kutlaması gibi etkinlikler de düzenlenebiliyor.

Kapadokya Balon Turu

Kapadokya turunda gidilmesi gereken yerlerin başında Göreme Açıkhava Müzesi gelir. Burada; kayalara oyulmuş manastırlar, kiliseler, yemekhaneler ve şapeller ile geçmişi 4. yüzyıla dayanan kalıntıları görmek mümkündür.
Buraya, girişte satın alacağınız kartla veya Müzekart’la giriş yapabilirsiniz.

Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Açıkhava Müzesi’ne gidip Zelve’ye gitmemek olmaz. Peribacalarının yoğun olduğu müzede bulunan binlerce yıllar öncesine ait yapıların ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

Zelve Açık Hava Müzesi

Uçhisar Kalesi, panoramik manzaraya tanık olabileceğiniz bir yerdir! Bölgenin en yüksek yeri olmasından dolayı neredeyse tüm yapıları görebileceğiniz bir noktadır.

Aynı zamanda bölgenin en büyük yapılarından biri olduğu için Kapadokya’nın hemen her yerinden görülür. Kale, ihtişamlı görüntüsüyle sizi kendine hayran bırakacaktır.

Uçhisar Kalesi

Bölgenin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri de yeşilliklerin arasındaki eşsiz doğasıyla görenleri büyüleyen Ihlara Vadisi’dir. Vadiye uzun bir merdivenden inerek ulaşılır. Karşılaşacağınız görüntü sayesinde basamakların size zorlu gelmeyeceğinden emin olabilirsiniz.

Vadide bulunan kiliseler ve duvar resimleri de bölgeye ayrı bir hava katmaktadır. Ayrıca dünyanın en büyük ikinci kanyonu durumundadır.

Ihlara Vadisi

Yaptığınız geziye biraz ara verip, dinlenebileceğiniz bir yer ararsanız Temenni Tepesi imdadınıza yetişecektir. Tepede bulunan kafelerde içeceğinizi yudumlayabilir ve anın tadını çıkarabilirsiniz. Günbatımında giderseniz karşılaşacağınız manzara karşısında ‘iyi ki buradayım’ demekten kendinizi alamayacaksınız.

Temenni Tepesi

Kapadokya’ya gelmişken peribacalarının her çeşidini görmek gerekir. Turistler tarafından oldukça ilgi gören Paşabağ Rahipler Vadisi’nde şapkalı peribacalarının birçok örneği bulunuyor.

Vadide yapacağınız yürüyüşün ruh halinize çok iyi geleceğini söyleyebiliriz.

Paşabağ Rahipler Vadisi

Doğa gezilerinin dışında müzeseverler için de önerebileceğimiz yerler var.

Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi’nde özel el yapımı bebekler sergileniyor. Oyuncak bebekler ne kadar ilginizi çeker bilmiyoruz ama ziyaret etmek isteyenler için farklı bir deneyim olabilir diye düşünüyoruz.

Nevşehir Müzesi’nde ise eski medeniyetlere ait parçalar bulunuyor.

Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi

‘Bunlar bana yetmedi, daha ilginç bir yer yok mu?’ diyorsanız Derinkuyu Yeraltı Şehri’ni mutlaka görmeniz gerekir. Sekiz katlı olan bu yeraltı şehrinde ahır, kilise, mezar odaları ve okul gibi birçok bölüm ve eski dönemlere ait kalıntılar bulunmaktadır.

Derinliği 85 metre civarındadır. Klostrofobisi olmayan ziyaretçilerin mutlaka görmesi gereken bir yerdir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Çömlek atölyeleriyle bilinen Avanos da ilgi görmektedir. Gittiğinizde çanak-çömlek ve halı yapımını ustalarından izleyebilirsiniz. Kapadokya dönüşünde sevdiklerinize götüreceğiniz hediyelik eşyalara da göz gezdirebilirsiniz. Ayrıca burada yapılan şaraplar da oldukça lezzetlidir.

Avanos

 

Diğer Yazılar